Şiddet, taciz, intihar… Tüm dünyada çocuklar ve gençler arasında yaşanan bu sorunlarda batıda azalma Türkiye’de ise artış göze çarpıyor.

Önlem alan bazı batı Avrupa ülkelerinde belirgin düşüşlerin görüldüğü intihar oranlarının Türkiye’de genç nüfusta arttığına yönelik bulgular var. 2008’de 17 ülkede yapılan Dünya Ruh Sağlığı Çalışmaları’na göre yaşam boyu intihar etmeyi düşünmüş, plan yapmış veya girişimde bulunmuş kişilerin oranı yüzde 9.2. İstanbul Üniversitesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü’nden emekli Prof. Dr. Aysel Ekşi, ‘Ben Hasta Değilim’ adlı kitabının yenilenmiş baskısında, gençlik dönemindeki intiharlara ve şiddet sorununa özel bölüm ayırıyor. İntihar ve şiddet olaylarının batı toplumlarında azalırken Türkiye’de tırmanışa geçtiğine dikkat çeken Prof. Ekşi, konuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.

Türkiye’de intihar oranları artışta mı?

Türkiye’de intihar, gelişmiş ülkelerden çok daha az. Örneğin ABD’de hem kendini öldürme hem de dışa dönük şiddet en yüksek oranlarda görülüyor. Japonya’da ise kendini öldürme çok yüksektir, dışa dönük agresyon daha azdır. Ülkelere göre değişir.

Türkiye’de intihar girişim oranlarına bakıldığında ABD ve Avrupa’daki oranların yedide biri kadardır. Ancak batıda azalırken bizde artma eğiliminde.

İntihar ve şiddet kardeş gibi mi?

Şiddet iki türlü olur zaten. Ya dışa dönüktür, yani başkasına yönelik yapılır, ya da kendine yöneliktir, yani intihardır. Dışarıya dönük şiddet daha çok erkeklerde görülürken, kendine dönük şiddet kızlarda daha çok görülüyor. İntiharlarda kızlar ilaç yöntemini kullanırken erkekler daha vahşi eğilimler gösteriyor.

İntiharları neler tetikliyor?

İntiharlarda pek çok etken söz konusu. Göç edenlerde çok ciddi depresyonlar oluşabiliyor. Ailenin tutumu önemli yer tutuyor. Sevecen olmayan, sevgi göstermeyen ilgisiz ailelerde çocuklar güvensiz yetişiyor. Güvensiz olan çocuğun gençlik döneminde karşılaştığı stresle başa çıkması çok zor hale geliyor, kendini aciz hissediyor. Ve kolaylıkla intihar edebiliyorlar. Çocuk ailede şiddeti görmüşse, anne babanın devamlı kavga ettiği, birbirlerine şiddet uyguladığı bir ortamda büyümüşse bu tür davranışları benimsiyor. Bu çocuklarda ya dışa dönük ya da kendilerine yönelik şiddet örnekleri görülüyor. Eşcinsellerde de intihar sık görülüyor. İntiharlara basın da katkıda bulunabiliyor.

Basın nasıl bir katkıda bulunuyor?

Amerika’da intiharları önlemek açısından beş tane televizyon programı hazırlanıyor. Başroldeki genç, ailesiyle ve kız arkadaşıyla sorularını çözemediği için intihar ediyor. Programlarda intiharın ne kadar kötü bir şey olduğu, ailenin perişan olduğu anlatılıyor. Şovun etkili olacağı düşünülürken beklenenin tersi oluyor. Bu programların her gösterildiği bölümden önce ve sonra intihar oranlarında büyük bir artış yaşanıyor. Kişi, “Benim de kız arkadaşımla sorunum var, bunun için kurtuluş intihardır” gibi bir sonuç çıkarabiliyor.

Neden eşcinsellerde intihar yaygın?

Bir tek neden yok. Kimlik bunalımı, topluma kendilerini kabul ettirememe, aileleriyle çatışma etkili. İntiharlarda eşcinselliğin çok önemli rol oynadığını gösteren araştırmalar var.

İntihar nedenleri

– Silaha kolay ulaşım, stres yaratan olaylar, ailede intiharın varlığı ve gençte psikiyatrik sorunların bulunması.

-Ailede ilişki yokluğu, olumsuz ilişkiler ve krizler. Aile içi sorunlar, duygusal ilişkilerde hayal kırıklığı, duyguların zayıf kontrolü, cinsel uyum zorlukları, sorunları çözmede başarısız çabalar, güvensizlik bardağı taşıran son noktalar.

-Kendine zarar verici davranışlar genellikle hemen tepki veren, heyecanlarını kontrol edemeyen bireylerde meydana gelir.

-17 ülkede yapılan Dünya Ruh Sağlığı Çalışmaları’nda intihar riski taşıyanların, kadın, genç, eğitim seviyesi düşük, evlenmemiş bireyler olduğu anlaşıldı. Daha önceden bir ruh hastalığı olanlarda da intihar riski daha yüksek çıktı.

Dünya istatistikleri

-Dünya Sağlık Örgütü’nün 2005 yılı verilerine göre, en yüksek genç intiharları Doğu Avrupa ülkeleri ve Sri Lanka’da. En düşük oranlarsa Latin Amerika, Tayland ve Filipinler’de.

-Otuz yıl önce 20-30 yaş grubundaki genç nüfusta ölüm nedenleri arasında intihar birinci sıradaydı. Alınan önlemler sayesinde genç intiharları kısmen azaldı. Artık yaşlı nufustaki intihar oranları gençlerden daha fazla.

-İntihar, Avrupa genelinde 15 yıl önceye göre iki misli arttı. Ancak son yıllarda Avusturya, Danimarka, Fransa, Almanya, Yunanistan, Portekiz, İngiltere ve İsveç’te intihar oranlarında belirgin düşüşler dikkat çekiyor. Oranların değişmediği ülkeler Belçika, Finlandiya, İtalya ve Luksemburg.

-Uzun süreli yapılan araştırmalar, intihar tehlikesi taşıyan gençlerin çoğunlukla alkol-madde bağımlısı olduğunu, kayıp yaşadığını, depresyon veya davranış sorunları gösterdiğini, aileyle ilişkilerinin sağlıklı olmadığını ortaya koydu. Anne-babalarının ruh sağlığıyla ilgili sorunları vardı veya anne babalar tarafından aşağılanmış, dışlanmışlardı.