Kişisel Gelişim

Kişilik özelliklerimiz mutluluğumuzu etkiliyor mu? 8 soruda kişilik ve mutluluk ilişkisi

Kişilik özellikleri arasına mutlu olmak girer mi? Yoksa kişilik özelliklerimiz mutluluğumuzu mu etkiliyor? Mutluluk, bize kendimizi iyi hissettirmesi dışında pek çok faydayı da beraberinde getiriyor. Mutlu insanların daha kaliteleri ilişkileri var, daha başarılılar, fiziksel olarak daha sağlıklılar, stres ve kaygıyla daha iyi başa çıkıyorlar.

Gelin mutluluğun genetik boyutuna, kişiliğimizdeki özelliklerin mutluluğu nasıl etkilediğine ve mutluluğun ne derece değişebilir olduğuna bakalım. Doç. Dr. Selda Koydemir 8 soruyla mutluluk ve kişilik ilişkisini anlatıyor…

1- Kişilik özelliklerimizi neler etkiler?

Kişilik, bizi başkalarından ayırt eden, tutarlı olarak sergilenen, bize özgü özellikler bütünüdür. Kişiliği oluşturan özellikler arasında dışadönüklük, öz-disiplin, uyumluluk, utangaçlık, iyimserlik gibi özellikler yer alır. Bu özelliklerin oluşmasında ise hem genetik faktörler hem çevresel faktörler (aile, okul, kültür gibi) etkili olur.

2- Kişilik değişebilir mi?

Kişilik özellikleri “nispeten sabit” özelliklerdir. Ancak elbette bazı özelliklerimizi bir noktaya kadar değiştirmemiz mümkündür. Yaşamımız boyunca kişilik özelliklerimiz zaten değişikliğe uğrar; çocukluktaki bazı kişilik özelliklerimizin yetişkinlikte farklılaşmış olduğunu görürüz. Bu kişiliğin değişebildiğini gösteriyor.

3- Nasıl bir kişilik, ‘ideal’ kişiliktir?

“Kötü kişilik” veya kişilik özelliği diye bir şey yok, sadece “farklı” özellikler var. Her kişilik özelliğinin avantajları ve dezavantajları olduğunu bilmek önemli… Örneğin; uyumlu bir insan olmak çoğu zaman bize olumlu getirileri olsa da aşırı uyumluluk, kendi düşüncelerimizin duyulmamasına neden olabilir ve bu da bizi olumsuz etkileyebilir. Utangaçlık da bir kişilik özelliğidir, bir sorun değil. Kendi içinde avantajları ve dezavantajları vardır. Bu nedenle ideal kişilikten söz etmek doğru değil. Kendimize ve çevremize en iyi katkıyı sunan özelliklerin daha fazla olumlu getirileri olduğunu söyleyebiliriz.

4- Mutluluk genetik mi?

Herkes mutlu olmaya aynı derecede eğilimli olarak dünyaya gelmiyor. Bazı insanların mutlu bir doğası var. Hepimiz etrafımızda çoğu zaman aktif, neşeli, iyimser, enerjik insanları görüyoruzdur. Mutluluğun genetik bir boyutu (hatta önemli bir düzeyde) elbette var. Ancak çevresel etkenler de mutluluğu oldukça etkiliyor. Yaşamdan aldığımız doyumun ve mutluluğumuzun değişmesi de bu nedenle mümkündür.

5- Mutluluğu olumlu ve olumsuz yönde en çok etkileyen kişilik özellikleri neler?

Pek çok araştırmaya göre mutluluğu etkileyen kişilik özelliklerinden en baskın olanlar dışadönük olma ve duygusal dengedir.

Dışadönüklük. Dışadönük bireyler oldukça sosyal, başkalarıyla vakit geçirmeyi ve eğlenmeyi seven, konuşkan, kolay iletişim kurulabilen, risk almaktan hoşlanan ve aktif bireylerdir. Yapılan araştırmalar, dışadönük insanların, içedönüklerle karşılaştırıldığında daha mutlu olduğunu, yaşamdan ve ilişkilerinden daha fazla doyum aldığını gösteriyor. Fakat dışadönüklüğün “hevesli olma” boyutu mutluluğu asıl teşvik edendir, yani ne kadar hevesli bir özelliğimiz varsa o kadar mutlu oluyoruz.

Duygusal Denge. Mutluluğu olumsuz yönde etkileyen en önemli kişilik özelliği duygusal dengesizliktir. Duygusal açıdan dengesiz olmaya eğilimli kişiler stres ve kaygıyla başa çıkmakta güçlük yaşar, olumsuz düşünceler geliştirmeye eğilimlidir, genelde gergin ve kendine güvensizdir. Bu bireyler duygusal açıdan dengeli kişilerle karşılaştırıldığında mutsuz olmaya ve yaşamlarını doyumsuz olarak algılamaya daha fazla eğilimlidir.

6- Başka hangi kişilik özellikleri mutluluğumuzu etkiler?

Dışadönüklük ve duygusal denge/dengesizlik her ne kadar mutluluğumuzu etkileyen kişiliğimizin en önemli özellikleri olsa da kişiliğimiz çok daha karmaşıktır. Bir kişilik özelliğini oluşturan farklı alt özellikler bulunur. Bu nedenle mutluluğumuzu etkileyen pek çok özellik arasında benlik saygısı, iyimserlik, öz-düzenleme(başkalarına bağımlı olmadan kendi hedeflerini belirleyebilmek, motivasyon ve davranışlar üstünde kontrol sahibi olabilmek), çalışkanlık/üretkenlik, şefkat, merak sayılabilir.

Bunun dışında kendileriyle iyi bir ilişki kurmakta zorlanan, çabuk utanan, bunalan ve cesareti kırılan bireylerse daha mutsuz oluyor.

Yalnız şunu unutmamalı: mutlu olmak için tüm bu özelliklere sahip olmak gerekmiyor. Birindeki artış, mutluluğun artmasına yardımcı olabiliyor.

7- Bu özelliklerimiz değişirse mutlu olabilir miyiz?

‘Kişilik özelliklerimizi’ bir yere kadar değiştirmek, törpülemek mümkündür. Bazı araştırmalara göre öz-düzenleme, şefkat, merak gibi özelliklerde meydana gelen olumlu değişimlerin mutluluğu artırdığı görülüyor. Olaylara ve durumlara verdiğimiz tepkilerimiz, kimlerle ilişkiye girdiğimiz ve genel olarak aldığımız kararlarda epey kontrol sahibiyiz.

Bunların gelişmesine yardımcı olan becerilerde yapacağımız bazı değişiklikler ise yaşam kalitemizde ve mutluluğumuz üstünde elbette etkili olabilir. Ancak kişilik özelliklerini değiştirme hedefi koyarken dikkatli olmak gerekir. Bu özellikler bizi biz yapan, özgün yapan özelliklerdir. Öncelikle kim olduğumuzu kabul etmek ve kendimizi var olan özelliklerimizle sevebilmek önemlidir. Bize olumsuz gelen yanlarımızı ve olumsuz duygularımızı kabul etmedikçe gelişim göstermemiz zor… Bununla birlikte daha iyi bir yaşam için değişmenin mümkün olduğunu bilmek de aynı derecede önem taşıyor.

Bu sorunun yanıtı hepimiz için değişebilir. Çünkü özgün özelliklerimiz ve alışkanlıklarımızı göz önüne almak gerekir. Bazı beceri, tutum ve davranışlarımızda yapacağımız değişimler ve duygu düzenleme, daha kaliteli ve mutlu bir yaşamı beraberinde getirebilir. Örneğin; şayet içe kapanık olmak bize yalnızlık ve mutsuzluk veriyorsa, bazı sosyal becerileri öğrenebilir; sosyal kaygı yaşıyorsak bununla başa çıkma teknikleri öğrenebiliriz. Yani hedef aslında bir insanı içe dönükken dışadönük birisi yapmak değildir.

Bazılarımızsa olumlu duyguları daha sık yaşamamıza ve yaşamdan daha fazla doyum almamıza yardımcı olacak şeyler öğrenmeyi hedefleyebiliriz. Genel olarak kötümsersek, bazı tutum değişiklikleri yaparak yaşama daha iyimser bakmayı öğrenebiliriz. Bazılarımız da stres ve kaygıyla daha iyi başa çıkmamıza yardımcı olacak duygu düzenleme becerileri üstünde çalışabiliriz.

Yorum yaz

Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Popüler Yazılar

Yukarı