İlişki yürütme söz konusu olduğunu bazen hayat hiç de kolay olmayabilir. Evliliklerde ilişkiyi yürütürken zaman zaman çatışmalar ve tartışmalar oldukça doğaldır. Böyle durumlar çoğu zaman gelip geçici hatta bir süre sonra unutulur. Ancak tartışma durumlarında ilişkini içinden çıkılmaz bir hale getirmekten kaçınmanız lazım. Önemli olan bu durumların kaçınılmaz olduğu hallerde temel kurallara sadık kalmaktır. Aksi takdirde ilişki de evliliğiniz de bataklığa sürüklenir… İşte eşiniz ile tartışırken ihmal etmemeniz gereken 11 kural:


1. Asla birbirlerinize lanet etmeyin.

Eşinize lanet etmek onun hor görmeniz anlamına gelir. Daha sonra özür dileseniz bile bunu eşinizin hafızasından silmek mümkün değildir. Kullandığınız kelimelerin, tam olarak belirttiğiniz gibi er ya da geç başka bir argümanda tekrar ortaya çıkacağından emin olabilirsiniz.

2. Koşullu veya başka türlü tehditler savurmayın.

“Ayrılmak için cesaretin yok!” ya da “Bensiz geçinmeye cesaret edemiyorsun!” gibi şeyler söylemeyin. İlişki bir ortaklıktır. Koşullu tehditler ise ortaklığın geleceği üzerinde çok fazla şüpheye yol açar.


3. Geçmiş ilişkilerle kıyaslama yapmayın.

Geçmişte yaşadığınız bir ilişkiyi şimdiki ilişkinizle kıyaslamak oldukça incitici bir şeydir. Partnerinizin sizin ağzınızdan böyle bir şey duyması ona fazlasıyla acı verir. Ayrıca bu durum size de artı puan sağlamaz.

4. Önemsiz şeyler için skor tutmayın.

“Üç yıl önce bana berbat bir doğum günü hediyesi aldın!” gibi şeyleri söylemek, mevcut sorunla alakalı bir durum değildir. Eşinizin aylar ya da yıllar önce başarısız olduğu bir şey için kendisini savunması zordur. Ondan bu konuda savunma yapmalarını istemek adil değildir.


5. “Her zaman …” ya da “Sen asla …” gibi genellemelerini kullanmayın.

Bu tür ifadeler zarar vericidir. Çünkü bu ifadeler karşısında eşiniz savunmaya geçer ve size karşı benzer argümanlar aramaya başlar. Bu da sorundan uzaklaşmanıza ve çatışmanın daha da alevlenmesine sebep olur.

6. Yatak odasında tartışmayın.

Yatak odanızın anlamı düşündüğünüzden çok daha fazlasıdır. Her şeyden önce o mekan uyku ve dinlenme ihtiyacınızın karşılığıdır. Ayrıca cinsel yaşantınız da yatak odasında şekillenir. Yatak odasında tartışmak ya da çatışmak odayı ilerleyen zaman için de olumsuz bir enerji ile doldurur.


7. Çözülmemiş sorunlarla yatmayın.

Öfkeli olduğunuzda uyumak neredeyse imkansızdır. Sorunlarınızı bir an önce çözün veya en azından ertesi güne kadar barış antlaşması yapın.

8. Sessiz kalma tavrınızı bir günden fazla sürdürmeyin.

Bazı insanlar haftalarca sessiz kalabilirler. Bu şekilde partnerini cezalandırdıklarını düşünürler. Ama sadece günlük yaşamı dayanılmaz yapan bir gerginlik seviyesi yaratırlar. Aynı ortamda günlerce hiçbir şey söylememek üzücü, sıkıcı ve genellikle daha fazla düşmanlığa yol açar.


9. Çocuklarınızın önünde gergin tartışmalar yapmayın.

Birbirinize çığlık atarak yarattığınız gürültü, küçük çocukları dehşete düşürür. Bu hassas canlılar, özellikle de neden olduklarını anlamadıklarında rutinlerinde aksamalar yaşarlar. Bu onların psikolojilerini bozulmasına neden olur ve kalıcı hasarlar verebilir.

10. Kişisel şeyler söylemeyin.

Kızgın çiftler, argümanlar kontrol dışı kaldığında birbirlerine zarar vermede sınır tanımazlar. Bir kişinin kontrol edemediği (kellik, cinsellik, yaşlılık vb.) şeyler üzerinden söylemlerde bulunmayın. Bu hem çocukça bir davranış olur hem de asla unutulmayacak ve af edilmeyecek bir söylem olur.


11. Kızgın olduğunuzda eşyalarınızı atmayın.

Aslında bu en tehlikeli durumlardan biridir. Siz veya eşiniz birbirinize öfke ile eşyalar attığında işler tamamen kontrolden çıkabilir. Fırlatılan cisim size isabet etmese bile bu bir fiziksel şiddettir.

Bonus Temel Kural: Sorunlarınızı çözüme bağlayamadığınız durumlarda çok geç olmadan uzman yardımı almaktan çekinmeyin.