Güzellik söz konusu olduğunda çoğu kadınların bu konuda yenilikçi ve cesur olduğu bir dönemdeyiz. Tüm dünyada olduğu gibi estetik işlem ülkemizde de yaygınlaştı. Gelişen teknoloji ile ağır estetik ameliyatlara gerek kalmadan yapılan işlemler güzelliğinize güzellik katabileceksiniz.


Gelişen teknolojiyle birlikte uygulamalar da değişime uğruyor. Minik eklemelerle yepyeni adlar altında karşımıza çıkıyor. Sizin için dudaktan vücuda yeni estetik uygulamalarını mercek altına aldık.

Lip lifting

Güzel ve kalın dudaklar denilince akla ilk gelen, dudak dolguları oluyor. Günümüzde çok kaliteli ve doğal görüntüye sahip dolgular mevcut. Ancak kimi zaman dudak şekillendirmede ve kalınlaştırmada dudak dolguları yeterli olmuyor, işte bu türden yetersizlikler sebebiyle kararsız kalan bireyler için, çok başarılı ve güçlü bir estetik uygulama olan Lip Lifting işlemi tüm dünyada giderek yaygınlaşıyor.

estetik
estetik

Lip Lifting henüz ülkemizde yeni yeni duyuluyor ancak dünyada fazlasıyla yaygın ve yaptıran herkes de çok memnun. Hal böyle olunca bunu bir uzmanına sorduk. Bakın Reha Yavuzer bu yöntemi nasıl anlatıyor: “Kolajen dokumuzun ana yapı taşı olan hyalüronik asit içerikli dolgular dudak kalınlaştırmada en çok tercih edilen işlem. Düşük miktarlarda yapıldığında çok doğal sonuçlar veren dudak dolgularıyla çok kalın dudaklara ulaşmak da mümkün fakat aşamalı olarak. Kalın bir dudak istiyorsanız, 3-4 kez yakın aralıklarla yapılacak dudak dolgusuyla hem doğal hem de belirgin kalın dudaklara sahip olmanız mümkün. Dudak kenarı, ağız köşesi, dudak iç kısmı veya dudak derisi ihtiyaca göre değişik kalınlık ve elastikiyet özelliğine sahip dolgularla belirginleştirilebilir. Dolgular dudakları kalınlaştırmakla beraber üst dudak mesafesini kısaltmıyor ve üst diş görünümünü artırmıyor. Şayet üst dişler daha fazla gözüksün istiyorsanız, burnunuzla dudağınız arasındaki mesafenin uzunluğundan şikayetçiyseniz dolgular sizi mutlu etmeyecektir. Lip Lifting cerrahi işlemiyle, dolguyla elde edilemeyecek olan sonuçlar alınabiliyor.”


Dudak kaldırma ameliyatının burunla dudak arasındaki derinin azaltıldığı kolay bir cerrahi işlem olduğunu söyleyen Reha Yavuzer sözlerine şöyle devam ediyor: “Lokal anestezi altında yapılabilen bu işlemde kişinin ihtiyacına göre belirlenen miktarda deri kuş kanadı şeklinde belirlenerek hemen burun deliklerinin altında kalacak şekilde çıkarılıyor. Tabakalı onarımla üst dudak mesafesi kısalmış, üst dişlerin görünen kısmı artmış, üst dudak yukarıya doğru kaldırılarak kalınlaşmış oluyor. Erken dönemde daha kırmızı gözükecek olan ameliyat izleriyse zamanla azalıyor. Bu dönemde makyajla kamufle edilen bu izler için birkaç ay sonra lazerle estetik iz azaltma işlemleri yapılabiliyor.”

Dudakların dolgusuz kalınlaştırılmasını sağlayan dudak kaldırma ameliyatı, üst dudak derisinin kısaltılması ve üst dişlerin görünmesini de sağladığı için dudak dolgularının yapamadıklarının elde edilmesini sağlıyor. Hatta yüz gençleştirme estetik işlemlerinin bir parçası olarak kullanıldığı gibi giderek artan bir ilgiyle tek başına da sıklıkla yapılır hale gelmiş bir uygulama.

estetik
estetik

Sıcak lazer lipoliz

Günümüzde çoğu kişinin yaşadığı ortak problemlerin başında çalışma şartları, düzensiz beslenme, hareketsizlik gibi nedenlerle ortaya çıkan bölgesel yağlanma geliyor. Bu sorun için artık bir çözüm var, yeni Sıcak Lazer Lipoliz…


Özellikle diyet ve egzersize rağmen gitmeyen inatçı bölgesel yağlanmalarda çok etkili olan yeni Sıcak Lazer Lipoliz’i Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tamer Seyhan’la konuştuk. Bakın Seyhan neler anlattı. “Sıcak Lazer Lipoliz, ameliyatsız 25 dakikalık tek bir seansla yağ eritme yöntemidir. Cihaz, yağ dokusuna özel lazer enerjisi kullanarak yağ hücrelerinin kontrollü ısıtılıp tahrip edilmesi esasıyla çalışıyor. Cihazın, her biri 7×10 cm ebadında dört adet deriye bağlanan paleti var. Bu paletler karın, sırt, bel yan kısımları ve bacak iç yüzleri gibi vücutta yağın olduğu her yere uygulanabiliyor. Paletler bağlandıktan sonra cihazın kontrollü olarak verdiği enerjiyle yağ doku 42-47 dereceye kadar ısıtılarak tahrip ediliyor. Yağ erimesi sadece bu çerçeve içinde kalan alanda değil etraf dokularda da oluyor.” Peki bu yöntemin etkisi nasıl ortaya çıkıyor? Isı etkisinin verdiği küçülmeyle işlem sonrası bile etki görülmesine rağmen, tahrip olan yağ dokunun uzaklaştırılması ve net sonuç 12 haftada ortaya çıkıyor. Yağ doku miktarı fazla değilse genelde bir seans yeterli. Ancak daha fazla olanlarda 1-1,5 ayda bir üç seans uygulanabiliyor. İşlemden birkaç gün öncesinden ve işlem sonrası dönemde, eriyen yağ dokunun lenfatik atılımının hızlandırılması amacıyla günde en az iki litre su içilmesi gerekiyor. En önemli özelliklerinden biri de işlemden hemen sonra günlük hayata dönülebilir olması. İşlem gören alanların yaklaşık bir hafta güneşten korunması öneriliyor.

estetikGöz altı ışık dolgusu

Kişinin yüz ifadesinin önemli bir bölümü olan, konuşma esnasında ifadeyi tamamlayan bölge, göz çevresi. Gözlerin yüzün odak noktası olduğunu belirten Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Hakan Erbil bize, genç görünen gözlere sahip olmak için göz çevresinde etkili olan Göz Altı Işık Dolgusu’yla ilgili bilgi verdi.

Göz altı çukurunun yorgunluğumuzu ve enerjimizi yansıttığını vurgulayan Dr. Hakan Erbil “Göz altı çukuru ve morlukları ya yapısal olarak vardır ya da yaşlanma, uykusuzluk, düzensiz yaşam biçimi, alkol, sigara kullanımıyla oluşabilir” diye sözlerine başladı ve şöyle devam etti: “Yaşımız ilerledikçe yüzümüzün kemik yapısı küçülüyor, yağ kaybı yaşanıyor ve doğal olarak bu durumda göz altı geriye doğru hareket ediyor. Bunun sonucunda da göz bölgemizin altında boşluk ve gölgeler oluşuyor. Son yıllarda özellikle bu bölge için geliştirilen Göz Altı Işık Dolgusu öncelikle göz altı çukurunun güvenli bir şekilde düzeltilmesini, yeniden yapılanmasını sağlıyor. İçindeki yeniden yapılandırma kompleksi sayesinde göz çevresi derisinin kalitesini yüksek oranda artırırken morluklar üzerinde de etki ediyor. Göz çevresini gençleştirmek için uygulanan Göz Altı Işık Dolgusu’nun etkisi 18 aya kadar sürebiliyor ve çoğu zaman tek seans yeterli olabiliyor. Sadece hastaların küçük bir kısmında bir ay sonrasında rötuş gerekebiliyor.” Uygulanan ürünün içeriğine ve markasına dikkat edilmesinin önemini vurgulayan Doç. Dr. Hakan Erbil, “Hastaların bu konuda tecrübeli bir hekime başvurmasını ve mutlaka ürünün markasına dikkat etmelerini öneririm. Hekimler de iyi sonuç alacakları, güvenilirliği ispatlanmış ürünleri tercih etmelidirler” diye de özellikle vurguluyor.


Kuğu boynu tedavisi

Bu yeni uygulamayla ilgili bilgileri Dr. Ezgi Torunoğlu Karavelioğlu anlattı: “Son yıllarda hastalarımız güzellikleri konusunda çok bilinçli. Alın botokslarını düzenli yaptırıp ciltleri için gereken tedavileri biz doktorlarla birlikte planlıyorlar. Ancak ihmal edilen önemli bir nokta, boyun bölgesi. Genellikle boyun bölgesi önce yıpranır ve yaşı daha çabuk ele verir. Gıdı ve boyun bölgesi için ne yazık ki tek bir lazer veya tek bir tedavi yeterli olmaz. Plastik Cerrahımız Op. Dr. Cem Payaslı’yla birlikte hastalarımıza hem ameliyatlı hem ameliyatsız seçenekler sunuyoruz. Ultrasonik ses dalgalarıyla gıdı bölgesindeki yağları parçaladıktan sonra yıpranmış deri dokusunu Fransız ip askısıyla toparlıyoruz. Eğer hastamız anestezi istemez ve klinik şartlarında iyileşme talep ederse Türkiye’de yeni bir teknoloji olan Smasthera Maxima lazerle yağları parçalayıp yine Fransız ip askısıyla gençleşme sağlıyoruz.” Özellikle 40-65 yaş arası kadın hastaların talep ettiği Kuğu Boynu Tedavisi ağrısız, acısız bir yöntem ve yaklaşık beş yıl kalıcılığı bulunuyor.

estetik
estetik

Mineral dolgu

Dr. Ezgi Torunoğlu Karavelioğlu’na göre bu da ilginç ve yeni bir uygulama. Kalsiyum hidroksiapatit bileşiminden oluşan mineral dolgular Avrupa’da uzun zamandır güvenle kullanıldığı halde Türkiye’de yeni yeni tanınıyor. Yarı kalıcı olarak da bilinen bu dolguların en büyük özelliği hyalüronik asit dolgulara göre daha uzun süre kalıcı olması. İki yıl süreyle ciltte kalan mineral dolgular bu süreçte cildi besleyip kolajen üretimini de tetikliyor. Peki mineral dolgu nasıl uygulanıyor? Uygulanan bölgenin ihtiyacına göre doktor ya dolgu gibi uygulayabiliyor ya da mezoterapi yöntemini tercih edebiliyor. Örneğin elmacık kemiğinde, burunda, nazolabialde (burun kenarında gülme esnasında oluşan çizgilerde), çenede, jaw line’da (çene hattı belirginleştirmede) kanül veya enjektör kullanılarak dolgu niteliğinde; el gençleştirmede, boyun ve tüm yüz gençleştirmede mezoterapi olarak uygulanabiliyor. Karavelioğlu’na göre bu yöntem el gençleştirmede FDA onayı bulunan tek tedavi yöntemi. Tedavi klinik şartlarında yaklaşık yarım saat içinde rahatça yapılıyor. İşlem esnasında ağrı, acı hissedilmiyor, sonrasında rahatlıkla sosyal hayata dönülebiliyor. Doğallığı bozulmadan genç görünmek isteyen hastalarda altın standart tedavi yöntemi olarak öneriliyor.


Coolifting

CooLifting’i duydunuz mu? O, tüm dünyada uygulanan en yeni güzellik işlemlerinden biri. Her yaş grubuna ve bütün cilt tiplerine uygun CooLifting bakımı hem yazın hem kışın tercih edilebilecek bir anti-aging uygulaması. Detayları, bu yöntemi ustalıkla uygulayan Estetik Cerrah Alpaslan Topçu’dan dinledik: “Medikal kullanımı oldukça geniş olan düşük ısı, yüksek basınçlı karbondioksit gazıyla (CO2) cildin ihtiyacı olan besin ve hidrasyonu sağlayan özel kokteyl serum atomize halde cilt altına ağrısız olarak gönderiliyor. Aslında iğnesiz bir mezoterapi uygulaması. CooLifting beş dakikada yapılıyor. İşlem sonrası ani bir lifting etkisi yaratarak cildi pürüzsüzleştiriyor, yüzeysel kırışıklıkları ortadan kaldırıyor ve derin kırışıklıkların görünümünü azaltıyor. Sonuçta cilde gençlik ışıltısı kazandırıyor. CooLifting bakımında düşük ısıya maruz bırakılan damarların kasılıp gevşemesi sağlanarak bölgedeki kan dolaşımı artırılıyor. Karboksiterapi etkisiyle doku oksijenlenmesi sağlanıyor.” İğneli uygulamaları tercih etmeyen herkes CooLifting’le cildini besleyebiliyor ve sosyal hayattan kopmadan, ödem ve kızarıklık olmadan ışıldayan bir cildin keyfini çıkarabiliyor. Tek seans veya daha kalıcı sonuçlar için çoklu kürler halinde uygulanabilen CooLifting’in işlem sıklığıysa kişinin cilt ihtiyacına göre uzman tarafından belirleniyor. Kaynak: Elle