Jennifer Lopez - Ain't Your Mama

Yeni biriyle çıkmaya başlıyorsunuz ve işler gayet güzel gidiyor. Ta ki bir gün erkek arkadaşınızın sevgilisi yerine annesine dönüştüğünüzü fark edinceye kadar. Böyle ilişkilerde sevgiliniz tüm sorumluluklarını sizin tabağınıza koymaya eğilimlidir çünkü onu ele geçirdiğinizi biliyordur ve onu mutlu etme isteğinizden tamamen yararlanmaktadır.


İçinizde kız arkadaşından ziyade ikinci bir anne gibi olmaya başladığınıza dair kötü bir his varsa, kırmızı çizgilere kesinlikle dikkat etmelisiniz. O zaman Jennifer Lopez’den “Ain’t Your Mama” şarkısını açın ve okumaya devam edin.

ÇAMAŞIRLARINI KENDİ YIKASIN

Eğer sevgiliniz bir yetişkinse, kesinlikle kendi çamaşırlarını yapabilecek kapasitededir. Kız arkadaşlık ne zamandan beri erkeklerin kirli çamaşırlarını yıkamayı gerektiriyor? İkiniz de çamaşır yıkamanın tam olarak roket bilimi olmadığını biliyorsunuz, o zaman neden onun kişisel sorumluluklarını üstlenmeye isteklisiniz? Belki de fazla yumuşak bir anne tarafından büyütüldü ve çamaşırlarının nasıl yıkandığını öğrenmek zorunda kalmadı. Ama bu durum senin sorumluluğun olduğu anlamına gelmez.

HERKES HATA YAPABİLİR


Sürekli sevgilinizin kötü davranışları için mazeretler buluyorsanız, o zaman aslında bir kız arkadaşından daha çok bir anne olabilirsiniz. Bir noktada, muhtemelen bariz olanı kabul etmelisiniz. Kimse mükemmel değildir ve hatta bazen hata yapar.

SÜREKLİ YAPMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ

Sevgiliniz için yemek yapmak istemeniz oldukça tatlı bir durum. Ancak bu her gün olmaya başladıysa, bu bir istekten çok görev haline geldi demektir. Sevgilinizin annesi değilsiniz. Ona sürekli yemek yapmak zorunda da değilsiniz.

KISITLAMALARDA BULUNMAYIN


Erkek arkadaşınızla kaliteli zaman geçirmeniz önemli olsa da, kendisine de zaman ayırması gerekir, tıpkı sizin de ayırmanız gerektiği gibi. Saat 10 olmadan eve gel gibi cümleler kurarak onu kendinizden uzaklaştırmayın. Bir çocukmuşçasına akşam yemeği için zamanında geri dönmek zorunda olduğunu hatırlatacak kadar da annesi olmayın.

TALİMAT VERMEYİN

İlişkiye anlamlı bir şekilde katkıda bulunmak için çaba sarf etmez, sürekli hareket etmeden önce emrinizi bekler. Ayrıca tamir gibi ev işlerini, market alışverişini ve çamaşır yıkamak gibi en küçük şeylerde bile ona talimat vermenizi bekler. Basitçe söylemek gerekirse, “Annem en iyisini bilir” diye çocukluğa geri dönmüştür.

ONA DA SÖZ HAKKI TANIYIN


Eşiniz önerdiğiniz her şeyi otomatik olarak kabul ediyorsa ve artık herhangi bir konuda size meydan okumuyorsa, artık istifa etti demektir. Partnerinizin ilişkinizdeki sesini kaybetmesine izin vermeyin ve daha da geç olmadan ona da söz hakkı tanıyın.

CEVABINI SİZ VERİN

Bir an durun ve erkek arkadaşınızı nasıl gördüğünüze bakın. Onu her zaman dünyayı keşfetmeyi hayal ettiğiniz kişi olarak mı görüyorsunuz, yoksa bu dünyayı dolaşırken rehberlik ve bakımınıza ihtiyaç duyan çaresiz bir çocuğa mı benziyor? Cevabınız, sevgilinizin tam olarak neyi olduğunuzu gösterecektir.