Zayıflama

BEDENİNİ SEVEREK ZAYIFLA

beden
beden

Aynaya baktığında gördüğünle, görmeyi umduğun beden aynı olmadığında amacın daha zayıf ve daha genç görünmek değil mi? Hatta tüm bu uyumsuzluk seni aynada gördüğün kişiden soğutuyor değil mi?


Eğer tüm bunlara evet diyorsan çok küçük fakat çok önemli bir ayrıntıyı atlıyorsun. Aynadaki tombişle görmeyi umduğun havalı ve zayıf beden aslında aynı zihne bağlılar. İkisi de senin gözlerinden bakıyorlar dünyaya…

Neden Zayıflamak İsteriz?

beden
beden

 

Genellikle hikayenin başlangıcı ilk ergenliğimize kadar dayanır. Magazin dergilerinde, gazetelerde, televizyonlarda gördüğümüz ideal kadın bedenleri, her zaman zayıf bakımlı ve aynı makine tarafından üretilmişçesine kusursuzdur. İlk kıyaslamalar sonucunda bedenimizin sınıfta kaldığına karar verip yapılacaklar listesi belirleriz. Hedef kusursuz ve arzulanabilecek kadar ince olabilmektir. Bunun en belirgin göstergesi de tabii ki zayıflamaktır.

 

The Guardian’da yayımlanan bir makaleye göre genç kızlar kilo kaygıları yükseldikçe öğün atlamaya başlıyorlar. Yaşları 12-13 arasında değişen miniklere yapılan anket gösteriyor ki %51 oranında kilo kaybetme isteğine sahip bir güruh var. Yine aynı araştırmanın sonuçları bu algının, basın ve moda endüstürisinin yaydığı gerçek dışı ve sağlıksız beden formlarının idealleştirilmesi sonucunda yerleştiğini gösteriyor.

(Teenage girls are skipping meals as weight anxiety soars)


(https://www.theguardian.com/lifeandstyle/2015/aug/01/teenage-girls-want-to-lose-weight-survey)

Açıkça görülüyor ki bedenini yeterince zayıf bulmayan aslında sen değilsin. Tamamen içinde yetiştiğimiz gerçekliğin idealleştirdiği -ve bu sayede yepyeni bir kazanç kapısı elde ettiği- şekle uymadığın için kendini başarısız hissettin. Böyle bir sistemin dışında yetişip herhangi bir sağlık sorunu hissetmeseydin ve tüm farklılıkları sevmeyi alışkanlık haline getirseydin yine de zayıf olmayı takıntı haline getirir miydin? Bu kadar ister miydin?

Gerçek Bedenini Bul!

beden
beden

Bedenimiz, hayatın farklı dönemlerinde beslenmemize, hareketimize  hatta ruh durumumuza ve yaşımıza göre bambaşka şekillere bürünmeye yatkındır. Annelerimizin içine sığamadığımız gelinlikleri ya da lisede bizden çok daha iri olan o sevimli kızın otuzlarında hayretle baktığımız incecik beli bu olgunun en sık rastlanan kanıtları arasındadır. Özellikle kadın bedeni, dönemsel olarak incelmeye büyümeye ve değişmeye yatkındır. Önemli olan zayıflığın veya büyümenin işlevsel ve sağlıklı olmasıdır. Doğalında yol alan değişimler, bedenimizin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenir. Hamilelik döneminde fetüse zararlı olabilecek bir kilo kaybı ya da dolaşım bozukluğunu tetikleyebilecek bir incelik hepimizin kabusu olabilir. Tersi de mümkündür elbette;  merdiven çıkamayan babaannelerimizin tüm sağlık sorunlarının tetikleyicisinin hareketsiz bırakılarak hantallaştırılmış, ihmal edilmiş bir beden olduğunu içimiz acıyarak fark ederiz.

İdeal kilomuz yaşımıza cinsiyetimize ve yaşam biçimimize göre değişir. Bunu anlamanın en doğru ve kolay yolu bedenimizin yolladığı sinyalleri dinlemekten geçer.


İdeal Kilomuzu Nasıl Belirleriz?

  • Uyku kalitem nasıl? Horluyor muyum?
  • Sabahları yorgun ve halsiz mi uyanıyorum?
  • Merdiven çıkmak yürümek ya da ev işleri gibi basit egzersizler sonucunda nefessiz kalıyor muyum?
  • Dolaşım bozukluğum var mı? (selilüit, varis vb.)
  • Açlık hissetmiyor olsam da aklımda yemek yeme düşüncesi oluyor mu?
  • Kan şekerim olması gereken seviyede mi?
  • Hormon değerlerim normal mi?

Tüm bu sorular aslında sağlıklı olup olmadığınızı ölçmek için doktorunuza danışarak ve kendi farkındalığınızı yaratarak cevaplamanız gereken basit ölçümlere dayanıyor. Hiçbirisi aynaya bakarak karar verebileceğiniz türden değil.  Unutmayın; beden algımız çok önceden sağlıksız bir zayıflık idealine temellendi.  ‘’İdeal kadın bedeni’’ algısı, dünyamıza çok öncelerden yüklendi.

Kadın bedenleri üzerinden tarihsel bir okuma yapan ‘’Science of People’’ isimli portalda karşımıza çıkan araştırma sonuçları gösteriyor ki; her dönem ve kültürde ideal kadın vücudu algısı değişiklik gösteriyor. Çağdaş tıp, söz konusu beden tiplerinin bir çoğunun sağlıklı olamayacağını açıkça belirtirken bu değişken algılar uğruna hayatımızı karartmamamız gerektiğini de anlamamızı sağlıyor.

https://www.scienceofpeople.com/ideal-body-types-throughout-history/


Kilo Vermen Gerektiğine Kendin Karar Ver

Herhangi bir dayatmanın esiri olmadan tamamen kendi sağlığın için kilo vermeyi istedin. Ve bunu olumlu bir süreç olarak kabul ettin. İşte şimdi kapılar ardına kadar açılıyor… tüm spor salonlarında ve ünlü diyetlerde bahsi geçen ‘’no pain no gain (acı yoksa, kazanç yoktur) ya da ‘’kilo verdikçe, kilo veresin gelecek’’ ya da  ‘’istediğin bedende kıyafet almak senin de hakkın’’ gibi kendinle savaşmana neden olacak sloganlar hiçbir işe yaramıyor. Onlar senin kararını dışa bağımlı gibi göstermekle kalmayıp aynı zamanda şu anda sahip olduklarını küçümseyerek yeni birini vadediyor. İşte tam da bu nedenle  sonu gelmiyor ve kocaman bir endüstri doğuyor.  Nerde durman gerektiğine ne yemen ya da ne kadar hareket etmen gerektiğine başkaları senin yerine karar veriyor. Halbuki zayıflığımın sadece sağlıklı ve mutlu hissettirmesi yeterliydi.

Öyle bir hikaye anlatılıyor ki; bedenin sürekli acı çekmeli ter ve açlıkla sınanmalı sanıyorsun. Peki sadece hücrelerinin istediği besinleri doyana kadar yemeye, oturmak yerine iç sıkıntını harekete yöneltmeye odaklansan? 

Zayıflamak İçin Yemek Yiyin

beden
beden
  • Açlık, duygularının etkilemesi gerek bir ihtiyaç değildir. Her açlık hissettiğinde kendine en son ne zaman ne yediğini sor. (hareket edip düşünebilmek için günde en az üç öğün yemelisin. )
  • Her gün neler yediğini ve canının ne istediğini düşün… karbonhidrat yağ ve protein dengeni hesapla
  • Çiğ sebzeleri her öğüne dahil et. Midenin onlarla dost olduğunu ve doymak için binlerce senedir çiğ sebzelere ihtiyaç duyduğunu unutma.
  • Uykudan önce acıkabilirsin. Bu yüzden uyku ve son öğün saatini iyi ayarla. Aralarında en fazla 5 saat olmalı. Beşer şaşar tabii ki o zaman da çare hamburgerde değil, salatada ya da yoğurtta aranmalı. Aksi takdirde mide arıları kapıda(ne demiştik bedenini dinle!)
  • Karbonhidratlar dostun her gün görmen ama çok yakın olmaman gerekiyor. Aynı iş yerindeki ‘’o arkadaş’’ gibi gün içinde havadan sudan konuşursunuz ama gece neden buluşasınız ki?
  • Ve son olarak… durmak kimseye iyi gelmez, adım sayarlar ve yürüyüş en tembel olanlarımız için bile kenarda bekler.

Biliyorum her kadının bedeniyle ve zayıflıkla alakalı saplanıp kalmış düşünceleri var. Ama lütfen şimdi kendimize bir söz verelim. Yarın sabah aynada gördüğümüz vücudu onunla bununla kıyaslamadan, eleştirmeden, sevgiyle kabul edelim. Çünkü inanın, ne zayıf olmak imkansız, ne de tombiş; imkansız olan tek şey kendinizden kurtulmanız.