Enneagram Çocuk Tipleri

Hangi çocuğa ne tür eğitim vermeli? 9 Fark Enneagram çocuk tipi ve ebeveynlere özel ipuçları!


BİR ÇOCUKTAN MEKTUP!

Sevgili annem ve babam;

Bana sahip olduğunuzu sandıkça hata yapıyorsunuz. Benim sadece ben olduğumu kabul edin. Saçım, gözüm, kaşım size benzeyebilir ama benim sizden farklı bir  kişiliğim ve eğilimlerim var. Beni dilediğiniz gibi şekillendirebileceğinizi veya tamamen size ait olduğumu düşündükçe yanılıyorsunuz. Ben size bunun tam aksini ispat ettikçe de hayal kırıklığına uğruyorsunuz. Lütfen beni anlayın.

Beni kendi ufkunuza değil, benim yapımın ihtiyaç duyduğu ufka doğru kanatlandırın. Beni sevin ama kontrol etmek için değil. Beni uyarın ama öfkeyle değil. Hatta gerektiğinde beni cezalandırın ancak cezalandırırken bile gözlerinizde sevgiyi görebileyim.

Söylediğiniz bir şeyi yapmadığımda bunu neden yapmadığıma-yapamadığıma bakıp beni anlamaya çalışın. Mizacımın öncelikli ihtiyaçlarını bilerek onları vermek konusunda gayret edin. Ve size zor gelen, üzen, rahatsız eden, öfkelendiren yönlerimi beni yargılamadan ve başkalarıyla kıyaslamadan söyleyin. Değişmem konusunda bana sabırlı bir şekilde yardım edin!


Çocuklar genellemesini ne kadar çok kullanıyoruz değil mi? Çoğu zaman bütün çocukların aynı olduğu ön kabulüyle hareket ediyoruz. Aslında gerçek pek öyle sanıldığı gibi değil…

Mesela, bazı çocuklar daha hareketli ve daha canlı iken bazıları daha sessiz ve sakindir. Bazı çocuklar çevreleriyle hemen kaynaşırken ve güçlü tepkiler verirken bazı çocuklar daha kontrollü ve çekingen davranır. Kimi çocuklar yeni gördüğü kişilerle çabucak kaynaşabilirken bazıları yeni kişilere karşı mesafeli ve kaçıngan davranır. Bazı çocuklara gülümsediğinizde size sıcak bir gülümseme ile karşılık verirken, bazıları gülümsemenizi sessizlikle veya yüzünü eğmekle karşılayabilir.

Hepimiz bu farklılıkları hem kendi çocuklarımızda hem de çevremizdeki çocuklarda görürüz. Ancak bu farklılıkları her yönüyle tanımlamak ve nedenlerini belirlemek kolay değildir.

Tüm bu farklılıkların nedeni nedir ve bu farklılıklar doğal mıdır?

Enneagram Çocuk Tipleri Özellikleri
Enneagram Çocuk Tipleri Özellikleri

Çocuklarda gözlemlenen bu farklılıkları tanımlamak, nedenlerini ortaya koymak ve sağlıklı gelişim sürecine katkıda bulunmak sizce de önemli değil mi?


Bir ebeveyn olarak çocuğumuzun bedensel sağlığını önemser ve en iyi şekilde beslenmesine dikkat ederiz. Ancak en az onun kadar önemli olan şey; çocuğumuzun doğuştan getirdiği psikolojik zemini , imkan ve kabiliyetleri, kısıtlılık ve riskleri bilerek çocuğumuzu en sağlıklı şekilde geliştirmek ve psikolojik sağlığını koruyarak hayata katılmasını sağlamaktır. Ve unutmamalıyız ki; ancak çocuğun psikolojik yapısını doğru bir şekilde anlarsak onun gelişmesi için en uygun tutum ve davranışları da bilmiş oluruz.

Yapılan tüm bilimsel gözlem ve araştırmalar çocukların neredeyse doğumdan itibaren gözlemlenebilen farklılıklarına dikkat çekmiştir. Bazı çocuklar; korku nedir bilmezken bazıları her yeni durumu korku ve kaygıyla karşılama eğilimindedirler. Bazı çocuklar, gördükleri ve akıllarına gelen her şeyi denemeye eğilimliyken bazıları da yeniliklere daha mesafeli olup bildikleri ve alıştıkları şeyleri devam ettirme eğilimindedirler. Yine bazı çocuklar zorlu şeylerle karşılaştıklarında bütün enerjilerini ve imkânlarını kullanarak zorun üstesinden gelmeye eğilimliyken bazıları ise zorlu şeyler karşısında kendini geri çekmeye ve daha kolay olana yönelmeye eğilimlidirler.

Dokuz Farklı Yapı

Enneagram Çocuk Tipleri Özellikleri
Ennagram tipleri

 Bu yazının konusu olan Enneagram Dokuz Kişilik Modeli’nin ilk önermesi  “Çocukların hepsinin aynı yapıda olmadığıdır.” ikinci önermesi ise “Çocukların 9 farklı yapı ile dünyaya geldikleridir.”

Her çocuk için doğumdan itibaren ilk merak edilen şey genel sağlığı ise ikinci merak edilen şey de cinsiyetidir. Çünkü onlara vereceğimiz bakım için bu iki unsur çok önemlidir. Ama en az bunun kadar önemli bir diğer unsur çocuğun mizaç/kişilik yapısıdır. Eğer çocuğun bu yapısını doğru tespit edip anlayabilirsek onun gelişmesi için en uygun olan tutum ve davranışları sergilememiz de kolay olacaktır.


Çocuğumuzun bizden farklı olabilen yapısını görmediğimizde ve onu kendimize veya hayal ettiğimiz çocuğa benzetmek istediğimizde yola hatalı bir noktadan başlamış oluruz

Çocuklarımızı kendimize benzetmeye çalıştığımızda veya bizim gibi olmasını istediğimizde bu, onun farklılığını görmezden geldiğimiz veya göremediğimiz anlamına gelir. Üstelik onu kendimize göre değerlendirdiğimizde hem yanlış bir karşılaştırma yapmış oluruz hem de ona haksızlık etmiş oluruz.

Nasıl ki:

  • Bir tavşana “göre” kaplumbağa tembeldir.
  • Bir güvercine “göre” yarasa kaçıngan ve soğuktur.
  • Bir kartala “göre”  tavuk uçma özürlüdür.
  • Kılıçbalığına “göre” balina çok şişmandır.
  • Bir arslana “göre” filin burnu sarkıktır.
  • Bir pandaya “göre” maymun çok hareketli ve gürültücüdür.

İşte nasıl ki çocuğun cinsiyetini tespit edip gelişmesi yönünde uygun şekilde davranış, tutum ve yönlendirmede bulunuyorsak aynı şekilde çocuğun psikolojik yapısını da tespit edip bu yapının özelliklerinin olumlu yönde gelişmesi için gerekli olan davranış, tutum ve yönlendirmelerde bulunmamız büyük önem taşımaktadır.


Örneğin; bazı çocuklar dışa dönük, kendini korumaya ve gerekirse hızlı ve canlı tepki vermeye çok eğilimli olup istemediği bir şeyi yapmamaya, kendini korumak için güç kullanmaya ve çabuk öfkelenmeye eğilimli bir yapıda doğar. Bu çocuklar kavgacı, öfkeli-çatışmacı, başına buyruk olarak doğmaz ancak tüm bunlara eğilimli olabilir.

İşte bir anne, baba veya eğitimci bu çocuğun mizaç yapısını bilmeli ve bu mizacın olumlu yönde bir kişilik kazanması için doğru şekilde davranmalı ve eğitmelidir. Onu sürekli kontrol etmeye çalışmadan, yaptığı şeyin onun için zararlı olabileceğini düşündürerek onu sakındırmak, zorla hiçbir şey yaptırmamak, fiziksel güç kadar düşünce gücünün de farkına vardırmak, saldırgan, kavgacı arkadaşlardan ve görsel materyallerden (oyun, film v.s.) uzak tutmak, öfke ve sertlik göstermemek gereklidir. Ebeveynler seven, şefkatli, bilge ve müsamahalı bir otorite olmakla bu mizaçtaki bir çocuk için en uygun tutumu sergilemiş olacaktır.

Ancak anne ve baba bu mizaç yapısındaki çocuğun her zaman söz dinleyen, sessiz, sakin, ağırbaşlı, herkesle uyumlu bir çocuk olabileceğini düşünmemelidir. Onun cesur ama kavgacı olmayan, kendini koruyan ama şiddet yanlısı olmayan, bir ölçüde istekleri konusunda sabredebilen ama çok da sabırlı olamayan ancak bunun yanı sıra atak, insiyatif alabilen, hakkını savunan, haksızlığa uğrayanı, zayıfı koruyan bir kişilik yapısında olabileceğini düşünmelidir.

Hangisi İyi Hangisi Kötü?

Enneagram Çocuk Tipleri Özellikleri
Enneagram Çocuk Tipleri Özellikleri

Şunu her zaman hatirda tutmalıyız ki, hiç bir mizaç yapısının bir diğerine genel bir üstünlüğü yoktur. Bir diğer ifadeyle daha iyi veya daha kötü bir mizaç yoktur. Ancak farklılık vardır. Nasıl ki bir elma çekirdeğinden, portakal olmasını beklemiyorsak; çocuğumuzun mensup olduğu mizaç yapısından da onun için imkânsız olanı beklememeliyiz.


Her anne ve babaya düşen şey; o mizaç yapısının imkân ve potansiyellerini tespit edip anlayarak çocuğun olumlu gelişimi yönünde tutum ve davranış sergilemektir.

Özetle; size verilen bir elma çekirdeğinden bir portakal elde edemezsiniz. Ama o elma çekirdeğinden; sağlıklı, gelişkin, olgun bir elma mı yoksa kurtlu, çürük, ham bir elma mı olacağı siz anne ve babaların tutumuna ve çevresel şartlara bağlıdır.

İşte bu yüzden bize hediye edilen her bir çocuğumuzun öncelikle yapısını yani mizaç özelliklerini anlamaya çalışmalıyız. Enneagram Modeli’ne göre hem ebeveynler hem de çocuklar; kendi yapılarına göre hayatı ve olayları algılar, değerlendirir ve yaşarlar. Bu nedenle ebeveyn ve çocuk ilişkisini değerlendirdiğimizde açıkça şunu görüyoruz ki; bilinçli ve bilgili bir farkındalık olmadığı sürece mizaçların yapısal çerçeveleri, ebeveyn ve çocuk ilişkisinin niteliğini ve sürecini belirler.

Örneğin; bazı mizaç tiplerinin ebeveynlik tarzı, istediklerinin hemen ve itiraz edilmeden yapılmasını isteyen, iletişimde kısa ve net bir tutum sergileyen, sert, otoriter  bir tarzdadır. Buna karşın bazı çocukların mizaç yapıları da çok duygusal, kırılgan, kolay incinen, sertlik ve öfkeye karşı çok hassas bir nitelik taşır. Bu iki farklı yapıdaki ebeveyn ve çocuk ilişkisinin doğal sonucu şudur; ebeveynin gözüyle “çabuk küsen ve kırılan, aşırı duygusal, hassas ve naif bir çocuk”; çocuğun gözüyle ise “kendisini anlamaya çalışmayan, dinlemeyen, aceleci, sert, her şeye çabucak öfkelenen bir ebeveyn”.


Aslında ilişkilerimize dikkatle baktığımızda şunu apaçık görürüz. Hepimiz kendi mizacımızın mahkûmu, bazen de mağduruyuz ve yine mizacımızdan dolayı muhataplarımızı mağdur ederiz. Aynı zamanda muhataplarımızın mizacı da bizi mağdur eder. Ancak şu unutulmamalıdır ki; bu mağdur olma ve mağdur etmelerin hiçbiri “şuurlu ve bilerek” değildir.

İşte bu nedenle eğer ebeveynler çocuklarına faydalı olmak ve bilmeden de olsa zarar vermek istemiyorlarsa kendi mizaçlarının farkında olmalı ve kendi mizaçlarının çocuklarının mizacına ve beklentilerine uyup uymadığını düşünmelidir.

Dolayısıyla ebeveynler çocuklarını yetiştirmeden önce kendilerini yetiştirmelidirler.

Anne ve baba her bir çiçeğin kendi renginde ve kokusunda açıp gelişmesi için gerekli bakımı yapan bahçıvan gibidir. O çiçek hangi renkte ise o şekilde açacaktır. Onun rengini değiştirmeye çalışmak, onun rengini beğenmemek veya onu istediğimiz renge boyamaya çalışmak yanlış olacaktır.

Üç tür ebeveynlik vardır;

Biyolojik ebeveynlik; bir çocuğun biyolojik oluşumu için gerekli olan bedensel yeterlilik ile ilgilidir.

Psikolojik ebeveynlik; kendinin ve çocuğunun mizaç ve kişilik yapısının farkında olarak çocuğunun zihinsel, duygusal ve davranışsal düzeyde gelişmesi ve yetkinleşmesi için gerekli olan tutumu gösterebilme yeterliliğini ifade eder.

Ruhsal ebeveynlik; manevi açıdan bilgeliğe, hakikate, sonsuz sevgi ve şefkate ermiş olarak çocuğunun imkân ve kabiliyeti nispetinde bu ruhsallığı yansıtabilme yeterliliğidir.

Bu açıdan baktığımızda şu uyarıda bulunmayı gerekli görüyoruz; anne ve babadan birinde veya ikisinde biyolojik (genetik) olarak bir hastalık var olduğunda çocukta da o biyolojik hastalığın görünebilme ihtimali olduğu gibi; psikolojik düzeyde de (düşünce, duygu ve davranış düzeyinde) anne ve babada var olan herhangi bir yetersizlik (doğruları bilmeme, kararsızlık, kaygılılık, korkaklık, sorumsuzluk, empati yoksunluğu, sevgisizlik vb.) veya hastalık (bencillik, öfkelilik, sertlik, aşırı ve gereksiz tepkisellik, yanlış düşünce ve duygular vb.) çocuğu olumsuz yönde etkileyecektir.

Dolayısıyla anne ve baba olmak için biyolojik olarak sağlıklı olma yeterliliğinin yanı sıra psikolojik olarak ta sağlıklı olma yeterliliği gerekmektedir.

Sağlıklı bir kişilik ve karakter eğitimi, söz konusu çocuğun mizaç yapısının çok iyi bilinmesine bağlıdır.     Anne ve babalar çocuklarının kendilerinden farklı bir yapıda olabileceklerini bilmeli ve bu farklılığı dikkate alarak çocuklarına en uygun tarzda davranmalıdır. Bu farklılığı anlayan anne ve babalar; çocuklarını daha doğru ve objektif bir açıdan bakıp değerlendirerek çocuklarından beklentilerini de doğru bir çizgiye çekeceklerdir.

Enneagram Dokuz Kişilik Modeli’ne göre her bir kişilik tipi bir rakamla sembolize edilmektedir. Bu kişilik tipinin, çocuklar üzerinden tanımları kısaca şu şekildedir;

ENNEAGRAM ÇOCUK TİP BİRLER

ENNEAGRAM TİP BİRLER

 Doğruya odaklı, ciddi, kontrollü ve kuralcıdırlar.

Bu çocuklar; mantıklı ve düşünerek hareket eden, genelde uslu ve ciddi, ne yaptığına dikkat eden, kontrollü, titiz ve düzenli olmaya eğilimli çocuklardır. Doğruyu ve yapılması gerekeni sorup öğrenerek yapmaya çalışırlar. Bir şeyi eksik ve yanlış yaptıklarında oldukça rahatsız olup suçluluk hisseder ve kendilerine kızarlar. Haksızlığa uğramaları halinde ise öfkelenen bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Esnek olmakta zorlanma, aşırı eleştiri ve yargılama, kurallarında katı olma, yanlışa tahammülsüzlük, hata ve eksik karşısında kızgınlık.

 

ENNEAGRAM TİP İKİLER

ENNEAGRAM TİP 2
ENNEAGRAM TİP 2

 Yardımsever, sıcakkanlı, arkadaş canlısı ve oldukça duygusaldırlar. 

Bu çocuklar; sevecen, merhametli, iletişimi ve duygusalpaylaşımı seven, insanlarla çabuk kaynaşabilen, çabuk duygusallaşan ve ağlayabilen, çevresinden ilgi ve sevgi bekleyen, kendisinisevdirmeye ve beğendirmeye çalışan, yakın temastan hoşlanan, çabuk alınıp kırılıp küsebilen bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Alınganlık ve küsme, kıskançlık, isteklerinde ısrarcı olma, eleştiriden kırılma ve eleştiriyi kişiselleştirme, morallerinin çabuk bozulması.

ENNEAGRAM TİP ÜÇLER

ENNEAGRAM TİP 3
ENNEAGRAM TİP 3

Başarı odaklı, kendini öne çıkaran, rekabetçi ve hırslı bir yapıdadırlar. Bu mizaçtaki çocuklar; azimli, enerjik ve rekabetçi olup kendinden emin gözüken, başarmak ve takdir edilmek isteyen, yenilgi ve başarısızlıktan hoşlanmayan, dikkat çekici ve etkileyici olmaya çalışan bir tutum sergilerler. Amaçlarına kolayca motive olan, hedefleri doğrultusunda olumsuz duygulara takılmadan sonuca ulaşıncaya dek çaba gösteren, bir ortamda ne söylemeleri ve nasıl hareket etmeleri gerekiyorsa ona uygun davranan bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Aşırı hırs ve rekabetçilik, imaj ve görünüme düşkünlük, kibir, kendini öne çıkarma, olduğundan farklı görünme.

ENNEAGRAM TİP DÖRTLER 

ENNEAGRAM TİP 4
ENNEAGRAM TİP 4

Hassas, kolay incinen, özgün ve bireyselliğine düşkün çocuklardır. Bu çocuklar; sevinç ve hüznü yoğun yaşayan, kolay incinebilen, içli ve hüzünlü bir yanı olan, anlamaya çalışan, merhametli, içten ve dost canlısı bir tutum sergilerler. İçlerinden geldiği gibi davranan, bazen aktif ve canlı bazen de kendi dünyasıyla baş başa kalmaktan hoşlanan, duygusal iniş çıkışlar yaşayabilen bir yapıya sahiptirler. Duygusal olarak kolay incinirler fakat genelde bunu her zaman ifade etmezler. İncindiklerinin fark edilmesini ister, çevrelerinin kendilerini anlayıp hatalarını düzeltmesini beklerler.

Potansiyel riskleri: Kolayca ve aşırı incinme, kendine acıma, içe kapanma, eksiklik karşısında memnuniyetsizlik, olumsuzlukları abartma.

ENNEAGRAM TİP BEŞLER

ENNEAGRAM TİP 5
ENNEAGRAM TİP 5

Bilmeye meraklı, gözlemci, ketum ve akılcı bir yapıdadırlar.

Bu çocuklar; ağırlıklı olarak içe dönük, sakin ve dâhil olmadan gözlemleyen, anlamaya çalışan, bilgiye ve öğrenmeye çok meraklı çocuklardır. Genelde kalabalık ve tanımadığı ortamlarda çekingen davranan, yalnız kalıp düşünmeyi seven, fiziksel yakınlıktan ve temastan pek hoşlanmayan, duygusal tepkilerden çok rasyonel ve mantıklı tepkiler vermeye eğilimli bir yapıdadırlar. Gergin ortamlardan kaçınan, dikkat çekmekten ve göz önünde olmaktan özellikle kaçınan bu çocuklar; kalabalık sosyal ortamlarda kenarda olmayı ve gözlemlemeyi daha çok tercih ederler.

Potansiyel riskleri: Duygu ve düşüncelerini paylaşmama, kendini kapatma, bilgiçlik ve küçümseme, kaçınganlık, eyleme geçmekte cesaretsiz olma, sosyallikten kaçınma.

ENNEAGRAM TİP ALTILAR

ENNEAGRAM TİP 6
ENNEAGRAM TİP 6

 Güven odaklıtemkinli, tereddütlü ve zarardan kaçınan bir yapıdadırlar. Bu mizaç tipindeki çocuklar; kontrollü olmaya çalışan, güven ve emniyet arayan, yeni ve bilinmedik durumlarda temkinli davranan, yeni tanıştığı kimselerle hemen samimi olmayan bir yapıya sahiptirler. Olumsuz ve belirsiz durumlarda çabuk kaygılanabilen, güçlü ve koruyucu bir otoriteye ihtiyaç duyan, olası en kötü ihtimalleri hesaplayan, gelecek ile ilgili kaygı duymaya eğilimli bir tutum sergilerler., Yeni girdikleri ortamlarda tedbirli ve çekingen hareket etmeye eğilimli, hızlı karar vermekte zorlanan veya

verdikleri kararları onaylatma ihtiyacı hisseden çocuklardır. Olumsuz süreçlerde özgüven problemi yaşayan, güçlü ve bilen bir otorite arayan ve ona dayanma ihtiyacı duyan bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Çabuk endişelenme, kaygı ve korkusuyla baş edememe, güvenmekte zorlanma, kötümserlik, yetersizlik ve kaçınma, geç karar verme, özgüvensizlik.

ENNEAGRAM TİP YEDİLER

ENNEAGRAM TİP 2
ENNEAGRAM TİP 7

Yeniliği seven, keyfine düşkünmeraklı ve hareketli çocuklardır.

Bu mizaç tipindeki çocuklar; konuşkan, dışa dönük,neşeli, iyimser, muzip, şakacı, heyecan ve maceradan hoşlanan, hayal dünyaları çok geniş, sorunlar karşısında hızlıca pratik çözümler üretebilen çocuklardır. Acı ve sıkıntılı durumlardan kurnazca kaçan,zor ve sıkıcı bir şeye uzun süre odaklanmakta zorlanan, kolayca dikkati dağılabilen, aynı şeyleri yapmaktan çabuk sıkılan, yenilik ve değişiklik arayan her şeyi kurcalamayı seven, rahatına düşkün, zor sorumluluklardan kaçınan veya aldığı sorumluluğu zamanında yerine getirmekte zorlanan bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Sabırsızlık, çabuk sıkılma, dikkat dağınıklığı, zorluklardan kaçınma, dağınıklık, ben merkezlilik, sorumluluktan kaçış.

ENNEAGRAM TİP SEKİZLER

ENNEAGRAM TİP 8
ENNEAGRAM TİP 8

Cesur, güçlükendine güvenen ve hâkimiyet kuran çocuklardır.

Bu mizaç tipindeki çocuklar; cesur, korkusuz, güçlü olmayı seven, sert, cömert, çevresindekileri yönetmek isteyen ancak yönetilmekten hoşlanmayan, çatışmaktan çekinmeyen, kendinden emin, zorluklar karşısında dayanıklı olup genelde enerjik bir yapıdadırlar. Her durumda öne çıkıp müdahale etmek isteyen, kolay ağlamayan, sınırlanmaya ve baskılanmaya karşı gelerek tepki gösteren, kendini ve çevresindekileri korumak için çatışmadan asla çekinmeyen, zayıflıktan ve güçsüzlükten hiç hoşlanmayan ve öfkelendiğinde bunu gösteren bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Öfke ve şiddet, aşırı hükmedicilik, bildiğini okuma, kavgacılık ve karşı gelme, acelecilik.

ENNEAGRAM TİP DOKUZLAR

ENNEAGRAM ÇOCUK TİP 9
ENNEAGRAM ÇOCUK TİP 9

Uyumlu, kendi halinde, yumuşak huylu ve sakin çocuklardır.

Bu mizaç tipindeki çocuklar; mülayim, beklentileri az, utangaç, hareketlerinde biraz ağır ve yavaş gözüken, aceleci olmayan bir tutum sergilerler. Huzur ve sükûnet arayan, çevresiyle uyumlu olmaya gayret eden, çatışma ve kavga ortamlarından kaçınan ve uzaklaşan, barışçıl ve uyumlu olmaya çalışan bir tutuma sahiptirler. Ancak zorlandığı ve rahatsız olduğu durumlarda açıkça çatışmasa da inat edebilirler. Genelde sakin ve uyumlu olmalarına rağmen nadir de olsa içlerinde biriktirdikleri öfkeyi ani öfke patlamaları şeklinde gösterebilen bir yapıya sahiptirler.

Potansiyel riskleri: Üşengeçlik ve erteleme, inat, dalgınlık ve dağınıklık, sebat edememe, çekingenlik, sosyallikten kaçınma, hakkını koruyamama.

Yazarlar : Eğitimci / Yazar: İsmail Acarkan – Eğitmen Yazar : Tuğba Akgün / Kadinca Özel

Özgürce sevmek dileğiyle.

Yazının tüm telif hakları kadincaozel.com.tr sitesine aittir.